Elveda "veda" (2)


Cuma, Eylül 19, 2008 · Kategori: Kalemimden dökülenler..

İftar vakti hızla yaklaşıyor. Bense, devirlerin başlayıp bittiği yer: İstanbul'a vedaya yaklaşıyorum. İstanbul' veda etmeden önce gerçekleşen bir veda ile bir devir daha sona erdi... Dereye bırakılmış kundakta bir bebeğin acizliği ve hüznü var üzerimde. Gidiyorum, bilinmez deryaların derinlerine doğru. Vedaları hiç sev(e)medim ben, hiçbir zaman. Olacaksa veda sıkıca sarılmalı insan son bir defa sevdiğine. Öyle sarılmalı ki vedası ölümü olmalı. Sevdiğinin kollarında veda etmeli, hem sevdiğine hem hayatına.

Not: Bu kısım bir telefon görüşmesinden önce yazılmıştır.


Bitecekse de yitecekse de sevdiğinin kollarında olmalı.
...

Veda için gerekçelerin olmalı. Bu gerekçeler sudan sebepler değil fırtınalar koparacak kadar olmalı. Yoksa, bir hiç uğruna veda, sen dahil yaralar sevdiklerini. Alabiliyorsan göze, hiç durma et vedanı. Ama önce anla karşındakini ve anlat kendini. İçindeki neyse çıkar gün yüzüne. Veda kararını bile tek verme.

Yorum (1) Yorum yaz!

Özgür Dünya'ya görevli olarak devam ediyorum.


Perşembe, Eylül 11, 2008 · Kategori: Hoşuma gidenler

Bloguma, hoşuma giden yazılar ve kendim kaleme aldığım yazılar dışında günlük tarzı bir yazı eklemiyordum. Ama bugün benim için çok önemli bir olay oldu. Daha önceleri de önemli olaylar geçirdim lakin burada paylaşmamıştım. Bunu sizlerle paylaşmaktan onur duyarım.

Özgür Dünya
'ya -diğer bir adıyla Özgür Yazılım Dünyası'na-  ilk olarak 2006'da Pardus ile adım atmış, bugüne kadar bir kaç defa girişimim olmuş ama her seferinde geri dönmüştüm. Artık Özgür Yazılım Dünyası'nın müdavimiyim. Bir anlamda bu kendimi buldum diyebilirim. Son ve kararlı geçişim Ubuntu ile oldu. Ubuntu'mla çok mutluyum, umutluyum. :) Ubuntu'yu kurduğum ilk zamanlarda bana tavsiye eden bir kardeşimden yardım almaya çalışıyordum. Bu hazırcılık olarak nitelendirilebilir. Ki, bende öyle düşünüyorum zaten. :) Hazırcılıktan kurtulmak istedim ve google abiye sordum "bu nasıl olur?" diye. Aldığım cevap sayesinde çok güzel bir topluluğa dahil oldum. Ubuntu Türkiye Sayfası'ydı dahil olduğum topluluk. Bu topluluk o kadar hoşuma gitti ki, başlarda küçük de olsa çıkan sorunları bu topluluk sayesinde çözüme kavuşturup Ubuntu'ya bağlandım iyice. Özgür Dünya, -menfaatten uzak, yardımsever arkadaşlardan oluşan- beni aldı götürdü başka diyarlara. Kısa sürede çok şey öğrenmek için gösterdiğim çabanın karşılığını aldım ve artık bende küçük ve basit sayılabilecek sorunlara çözümler üretebiliyordum. Bu benim için apayrı bir mutluluk sebebi oldu. Bugün sahurdan sonra yatmayıp, sorunlar(ım)a çözümler araştırmaya devam ederken bir özel mesajla irkildim. Bu özel mesaj beni ziyadesiyle onurlandıran ve bir o kadar mutlu eden bir içeriğe sahipti.  Özgür Yazılım Dünya'sının Türkiye Sayfası'nın Forumu'na görevli olarak davet edilmiştim. Bu mutluluk ve heyecan kelimelerle ifade edilemeyecek kadar büyüktü. Lakin layık olmadığımı düşünüyordum -ki hâlâ aynı görüşteyim-. Bana bu teklifi getirmekle görevli olan arkadaşla bir kaç mesaj alışverişinden sonra bu teklifi aldığımdan dolayı onur duyduğumu belirterek bin teşekkürümle kabul ettim. Çok ama çok mutluyum. Böyle bir toplulukta yer almak benim için çok büyük anlamlar ifade ediyor. İyi ki varsınız diyorum ve sözlerimi sonlandırıyorum.

Yorum (0) Yorum yaz!

Aşk'a davet :) Aşk-ı mecazîyi aşk-ı hakikîye nasıl dönüştürebiliriz?


Perşembe, Ağustos 28, 2008 ·

Verdiğim seminer için hazırladığım davetiye :)



Verdiğim seminer için hazırladığım sunumu buraya tıklayarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »