Elveda "veda" (2)
Cuma, Eylül 19, 2008 · Kategori: Kalemimden dökülenler..
İftar vakti hızla yaklaşıyor. Bense, devirlerin başlayıp bittiği yer: İstanbul'a vedaya yaklaşıyorum. İstanbul' veda etmeden önce gerçekleşen bir veda ile bir devir daha sona erdi... Dereye bırakılmış kundakta bir bebeğin acizliği ve hüznü var üzerimde. Gidiyorum, bilinmez deryaların derinlerine doğru. Vedaları hiç sev(e)medim ben, hiçbir zaman. Olacaksa veda sıkıca sarılmalı insan son bir defa sevdiğine. Öyle sarılmalı ki vedası ölümü olmalı. Sevdiğinin kollarında veda etmeli, hem sevdiğine hem hayatına.
Not: Bu kısım bir telefon görüşmesinden önce yazılmıştır.
Bitecekse de yitecekse de sevdiğinin kollarında olmalı.
...
Veda için gerekçelerin olmalı. Bu gerekçeler sudan sebepler değil fırtınalar koparacak kadar olmalı. Yoksa, bir hiç uğruna veda, sen dahil yaralar sevdiklerini. Alabiliyorsan göze, hiç durma et vedanı. Ama önce anla karşındakini ve anlat kendini. İçindeki neyse çıkar gün yüzüne. Veda kararını bile tek verme.
